Makaleler bölümüne 18 Nisan 2008 tarihinde - Dr. Aydın ÜNSAL yazdı 2189 defa okundu
Genellikle yüksek tansiyon , doğumsal kalp hastaları, edinsel yani kazanılmış kalp kapak hastalıkları, koroner arter hastalıklar, kalp kas dokusu hastalıkları zamanla kalp yetmezliğine nedenolabilmektedirler. Kalp yetmezliği ilerleyici bir hastalıktır.Genelde hastalar 4 derecede sınıflandırılırlar. İlk 2 derecede fazla bir belirti olmaz iken 3. ve 4. derecedeki hastalarda ciddi bulgular ortaya çıkar. En sık nefes darlığı, halsizlik, Kalpte ritm bozukluğu, hırıltılı solunum, gece gelen öksürük nöbetleri, boyun damarlarında belirginleşme, karın ve bacaklarda su toplanması gibi bulgularla karakterizedir. Bazen kalbin sol bazen sağ tarafı, bazende her iki tarafı yetmezliğe girebilmektedir.

Tanı: Kalp rontgeni, doppler EKO gibi yöntemlerle konur. Aşırı kansızlık, tiroid hormonlarının aşırı salgılanması, yüksek ateşli enfeksiyon hastalıkları, kronik böbrek yetmezliği gibi faktörler kalp yetmezliğinin durumunun gittikçe kötüleşmesine yol açar. Hastaların büyük bölümü tanı konduktan 5 yıl sonra vefat etmektedirler.
Tedavide istirahat, tuz kısıtlaması, diüretik, dijital ACE inhibütörleri, ARB'ler, vazodilatator ilaçlar, antikoagülanlar genelde kombine olarak kullanılmaktadır. 4. evrede yapay kalp , canlıdan kalp transplantasyonu, biventriküler pace denilen , dünyanın en etkin tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.
Günümüzde ABD de dahi kalp nakli yapılması gereken hastaların ancak %3.5 ‘ine kalp nakli yapılabilmektedir. Dünyada kalp yetmezliği ile birlikte en sık görülen ritm bozukluğu türü ATRİAL fibrilasyon'dur.Koroner atrial fibrilasyon kalbin dakikada pompaladığı temiz kan miktarı gençlerde %10, yaşlılarda % 40'a varan oranda azalmaktadırlar. Bu nedenle ani başlayan Atrial fibrilasyon durumlarında özellikle hasta yaşlı ise , elektriksel olarak elektroşok yoluyla kalp yani şahıs ölümden kurtarılabilmektedir.
Toplumun gittikçe yaşlanmasıyla birlikte kalp yetmezliğide doğru orantılı olarak artmaktadır.




