EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Sünnet Gerçeği

filesMakaleler bölümüne 29 Nisan 2008 tarihinde - Dr Şahin TALUS yazdı 6809 defa okundu

İslam dinine ait bir vecibe olan sünnet , tarihten bu yana pek çok kavim tarafından uygulanan bir işlemdir. Halen müslümanlar , yahudiler , bazı Afrika ülkelerindeki insanlar sünnet işlemini yaptırmalarının yanında , son yıllarda bazı Avrupa ve Amerika ülkelerinde bazı hastaneler sağlık gerekçeleriyle erkek çocukları doğumdan hemen sonra sünnet etmektedirler.


Sünnet , erkek cinsel organının uç kısmındaki 2 kat kıvrımlı deri kısmının bir miktarının bırakılarak kesilip alınması işlemidir.

Bu işlem geçmiş yıllarda "sünnetçi" tabir edilen kişilerce , bir metal ölçme çubuğu , kesilme yerini belirleyen kıskaç ve keskin ustura yardımıyla yapılırdı.

Bazı ülkelerde de "çanak " denilen metal kesici aletlerle yapılırdı.

Kesilen deri parçasından meydana gelen kanamayı durdurmak için de tütün , kül , ağaç tozu gibi maddeler kullanılırdı.

Yakın tarihe kadar da "kot er " denen ve elektrikle kesilecek kısmın yakılması ile sünnet yapılırdı.

Bu işlemlerin hiçbirinde sünnet yerinin uyuşturulması , sterilizasyon ( mikropsuz çalışama) , ve kanama kontrolü yapılmamaktaydı. Ayrıca bu üç tür sünnete bağlı ağır iltihaplar, kangrenler ,geçmeyen kanamalar gibi istenmeyen durumlar görülmekteydi.

Günümüzde modern cerrahi yöntemle yapılan sünnette önce çocuğun herhangi bir kanama hastalığı , erkeklik organlarında bir hastalık olup olmadığı önceden kontrol edilmekte , sünnet düğünü esnasında tatsız sürprizlerle karşılaşılmamaktadır. Sünnet yapılacak bölge lokal anestezi ile uyuşturulmakta , sünnet yeri steril örtülerle kapatılmakta , tamamen steril edilmiş ve her bir çocuk için ayrı kullanılan malzemeler ile kanayan tüm damarlar bağlanmakta ve kesilen yara yerleri kendiliğinden eriyen ipliklerle tutturulmaktadır.

Böylece aslında küçük bir cerrahi işlem olan sünnet modern tıbbın kabul ettiği ölçülerde çocuk ağrı duymadan , aşırı bir kan kaybı olmadan ve kesilen deri kısımları dikişle yaklaştırıldığı için de 1-2 gün içerisinde çocuğun her türlü faaliyetini yapmasına engel olmayan bir şekilde sonuçlanmaktadır. Yara yerleri mikrop kapmadığı ve kabuklanma olmadığı için de pansumanlarda ve günlük yaşamda fazla bir sorun yaşanmaz.

Sünnet gibi cerrahi operasyonlarda belki de göz ardı edilen en önemli olay da aids ve hepatit b gibi kan yoluyla bulaşabilen hastalıklardır. Eğer sünnet yapılan malzemeler bir kullanımlık değilse veya aynı cerrahi malzeme doğru sterilize edilmeden kullanılırsa , daha önceden sünnet olan bir çocukta eğer taşıyıcı olarak aids ve hepatit b mevcutsa aynı aletlerin kullanıldığı daha sonraki çocuklar da bu mikrobu alarak riske girebilirler.

Sünnet küçük bir cerrahi operasyon olduğundan mutlaka hekimler ve diplomalı sağlık personelleri tarafından , kapalı ve temiz ortamlarda yapılması gereklidir. Sünnet yapılan ortamın tozlu ve açık havada olması , sünnet yapılan kapalı ortamda çok sayıda insanın bulunması ile odanın havasının kirlenmesi de sünneti olumsuz yönde etkileyen sebeplerdir.

Sünnet için en uygun yaş 1 yaş altı veya 6 yaş üstüdür. Bu konuda mevcut olan hadis-i şerif'te " çocuklarınızı ya aklı ermeden , ya da aklı erince sünnet ettiriniz" demektedir. Çünkü çocukların ilk psikolojik önemli dönemi 1-6 yaş arasındadır. Bu yaşlarda çok gerekmedikçe yapılan sünnetlere bağlı olarak ileri yaşlarda bazı psikolojik sorunların ortaya çıkabildiği tespit edilmiştir.

Son yıllarda "lazerle sünnet" , "koterle sünnet" , "toplu sünnet kampanyaları " gibi çağımıza uymayan sünnet işlemleri artmaktadır.

Lazerle ve koterle yapılan sünnetlere bağlı gangrenler ve his kayıplarına bağlı ciddi problemler yaşanmıştır.

Toplu sünnet kampanyalarında ise aynı günde çok sayıda çocuğun sünnet edilme zorunluluğu gibi bir durum ortaya çıktığından ,

  • Bu çocukların yaş sınırlarına bakılmaması,risk yaş grubu olan 1-6 yaş arası çocukların sünnete zorlanması.

  • Sünnet öncesi kanama hastalığı ve erkeklik organları kontrolü yapılamaması,

  • Genelde düğün salonu,park,bahçe,açık alan , çadır , toplantı salonu gibi ortamın ve temiz olmasının mümkün olmadığı ortamlarda yapılması,

  • Aynı gün bir sünnet ekibinin en az 20-30 çocuğu 3-4 saatlik kısa sürelerde sünnet yapmaya zorlanmasına bağlı olarak hatalı kesimler,yeterince kanama kontrolü ve dikiş ile kapatma işlemi yapılamamasının yanında sünnet için kullanılan cerrahi aletlerin o kadar kısa süre içerisinde steril olması mümkün olamayacağından aids ve hepatit b riski doğmaktadır.

  • Kalabalık ortam içerisinde özellikle yaşı büyük çocukların mahremiyetine yeterince saygı gösterilememesi,

  • Ağlayan ve korkan çocukları gören ve sünnet sırasını bekleyen çocukların yaşadıkları korku ve endişe dolu anlarının o an ve gelecekteki hayatları için oluşturabileceği psikolojik tehlikeler.

Toplu sünnet törenlerinin en önemli olumsuzluklarını oluşturmaktadır.

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Bu makale 29 Nisan 2008 tarihinde yayınlandı. 6809 defa okundu